|
Son süreçte ülke genelinde tartışmalara yol açan Milli Eğitim Bakanlığının uygulamalarına CHP Darıca Kadın Kolları’ndan büyük tepki geldi. Darıca İlçe binasında gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamayı İlçe Kadın Kolları Başkanı Sati Bozkurt yaptı.
Bozkurt yaptığı açıklamasında Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer’in “81 ilin 54'ünde İl Milli Eğitim Müdürlerini değiştireceğiz” sözüne dikkat çekerek, “Bakan, ‘Müdürleri atarken kişiliklerine bakacağız. Vizyon sahibi, dürüst, başarılı kişileri seçeceğiz.’ dedi. Burada kişilikten kast edilenin ne olduğu, görevde kalan 27 müdürün hangi gerekçeyle kaldığı, 54'ünün neden görevden alındığı ve yeni atanacakların "kişiliklerini" kimin neye göre değerlendireceği akıllarda soru işareti bırakıyor. “ Diyerek bunların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Başkan Sati Bozkurt ilgili Bakanlığın 19 mayıs törenlerini yasaklamasına da dikkat çekerek, “30 Ağustos Zafer Bayramı, Ramazan Bayramına denk geldi, kutlanamadı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, "deprem oldu" diye yasaklandı. Şimdi de 19 Mayıs Bayramı sahalardan kaldırılıp okullardaki törenlerle daraltılmıştır. Ulusal bayramlarımızın kutlamalarının etkisizleştirilmesi içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve güvenlik sorunlarına ne gibi katkı sağlayacaktır? Yoksa giderek ulusal tarihinden uzaklaşmış bir toplum olmaya mı sürükleniyoruz?” diye tepki gösterdi.
İşte CHP Darıca Kadın Kolları Başkanı Sati Bozkurt’un yaptığı basın açıklamasının tam metni:

Değerli basın mensupları, Son günlerde Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan uygulamalar bizlerin ve kamuoyunun dikkatinden kaçmamış ve bütün yurtta tepkilere yol açmıştır.
Hangisinden başlayacağımızı bilemiyoruz, hepsi birbirinden farklı ve önemlilikte olan bu kararlar nelerdir? Öncelikle onları gözden geçirelim.
Milli eğitimin "milli"sinden başlayarak "yeniden şekillendirmeye" azmeden Sayın Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer, 81 ilin 54'ünde İl Milli Eğitim Müdürlerini değiştireceğini açıkladı. "Müdürleri atarken kişiliklerine bakacağız. Vizyon sahibi, dürüst, başarılı kişileri seçeceğiz." dedi. Burada kişilikten kast edilenin ne olduğu, görevde kalan 27 müdürün hangi gerekçeyle kaldığı, 54'ünün neden görevden alındığı ve yeni atanacakların "kişiliklerini" kimin neye göre değerlendireceği akıllarda soru işareti bırakıyor.
Öte yandan 1 yıl okul öncesi eğitim olmak üzere 4+4+4 şeklinde uygulanacak olan 12 yıllık zorunlu eğitim yasa teklifi ocak ayı içinde TBMM başkanlığına verilecek. İlköğretim 4.sınıftan sonra mesleki eğitime imkan veren teklife olumsuz tepkiler ve itirazlar var. "4.sınıftaki bir çocuğun pedagojik açıdan henüz karar verme kabiliyeti gelişmemiştir, yani yanlış yönlendirilebilir" denilmektedir. 3 aşamalı bir şekilde formüle edilen 12 yıllık zorunlu eğitim süreçlerindeki kesintilerin anlamı açıktır. İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarını yeniden açmak! İleri sürülen mesleklere yönlendirme gerekçesi inandırıcı değildir. Çünkü bu amaç kesintisiz eğitimle de gerçekleştirilebilecek bir amaçtır. Biz CHP olarak öteden beri 12 yıllık zorunlu eğitimi savunan bir partiyiz ve bu sürenin kesintisiz olmasını istiyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı, Teşkilat Kanunu'ndan çocuklarımızın Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirilmesi amacını çıkararak "yola devam" etmiş ve ardından da Arapça dersinin ilköğretim okullarının 4.sınıfından itibaren zorunlu ders haline getirilmesine dair karar almıştır. Arapça dünyada aranan bir dil midir ki; çocuklarımıza bu dil zorunlu olarak dayatılmaktadır? Diğer ders öğretmenlerine kadro açılamazken Arapça öğretmenlerine yer açılması da ilginçtir.
Milli Eğitim Bakanı Sn.Ömer Dinçer "oyunun kurallarını baştan ilan edeceğiz, bu kurallara uymayan gidecek" demiştir. Sn. Bakana "eğitimle oyun oynanmayacağını, geleceğimiz olan çocuklarımızın da oyuncak olmadığını hatırlatmak isteriz. Milli eğitim yap-boz tahtası değildir!
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarının Ankara dışındaki illerde sahalarda yapılmasının yasaklanmasının arkasında ki sebep olarak "havaların soğuk" olması bahanesine söylenecek söz var mıdır?
19 mayıs 1919 hem Atatürk'ün doğum günü hem de kurtuluş savaşının başlangıç günüdür. 19 mayıs bağımsızlığa, özgürlüğe atılan ilk adımdır. 19 mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün gençlere armağan ettiği bir bayramdır. Bu bayramın resmi kutlamaları için hazırlık süreci gençlerde ne gibi motivasyon kaybına neden olmaktadır? Hepimiz o günleri yaşadık! Burada kastedilen motivasyonun ne olduğunu tartışılabilir! Gönüllü olmayan öğrencilerin velilerinin okullarla ilişkilerinin bozulduğu yönünde "duyumlar alınıyor" şeklindeki ifade de belirtilen "duyumlar" kimler tarafından nasıl alınmıştır? Bu uygulamaya tepkili olan vatandaşların duygu ve düşünceleri de dikkate alınacak mıdır?
Dünyada ulusal günler hiç değişmeden asırlardır aynen kutlanırken, 19 Mayıs Bayramının sahalarda yapılmasının yasaklanmasına neden gösterilen gerekçeler inandırıcı bulunmamıştır.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Ramazan Bayramına denk geldi, kutlanamadı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, "deprem oldu" diye yasaklandı. Şimdi de 19 Mayıs Bayramı sahalardan kaldırılıp okullardaki törenlerle daraltılmıştır. Ulusal bayramlarımızın kutlamalarının etkisizleştirilmesi içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve güvenlik sorunlarına ne gibi katkı sağlayacaktır? Yoksa giderek ulusal tarihinden uzaklaşmış bir toplum olmaya mı sürükleniyoruz?
Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden; Ankara milletvekili Sn.Gülsün Bilgehan, Manisa milletvekili Sn. Özgür Özel, İzmir milletvekili Sn.Erdal Aksünger tarafından TBMM Başkanlığına sunulan soru önergelerine cevap beklemekteyiz.
AKP Hükümetinin Milli Eğitim üzerinde son dönemde kalkıştığı bu gibi girişimler gösteriyor ki; Cumhuriyet'e, onun değerlerine ve kurumlarına yönelik saldırıları bitmeyecek.
Kamuoyuna sunulur.
CHP Kocaeli kadın kolları / İlçe Kadın Kolu Başkanı Sati BOZKURT.
|