|
SEMİH SARACOĞLU tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 10 Şubat 2012 22:16 |
İlker BAŞBUĞ; 247.Piyade Alayı, 1.Zırhlı Tugay, 2.Kolordu, 1.Ordu ve son olarak da tüm TSK'ya komutanlık yapan 50 yıllık asker. Evet, 14 yaşında üniformasını giyip 50 sene bu ülkeyi karış karış gezen, yurt içinde ve dışında ülkesinin selameti için çalışan, kendisine ait bir hayatı yaşamayı bırakın, ailesini bile görevi için ihmal edip sonra terörist olmakla suçlanan yüzlerce isimden sadece biri.
Yıllarca ordunun çeşitli kademelerinde görev yapan, terörle mücadele eden zaman zaman ölümle burun buruna gelen bu insanlar halbuki görev süreleri boyunca silahlı terör örgütü yönetmişler isimlerin sadece bir kısmı; Korg. Korkut Özaslan, Korg. Ayhan Taş, Tümg. Gürbüz Kaya, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu Tümg. İhsan Balabanlı, Org. Bilgin Balanlı,Korg. Nejat Bek, Org. Çetin Doğan, Org. İbrahim Fırtına ve sonu gelecek gibi de değil. Şimdi sıkı durun yazacaklarım uydurma değil belli bir zümreye hitap eden yayın kuruluşunun haber bülteninden bire bir alıntıdır: "İstanbul Cumhuriyet Savcılığına, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Aytaç Yalman gelmiş ve ifade vermişti. Geldiklerinin hemen ertesi günü Bursa'da maden kazası olmuş ve 19 madenci can vermişti. Dün yine gözaltılar oldu, Balyoz darbe planıyla ilgili yürütülen soruşturmada. Bugün de ne yazık ki Balıkesir'den gelen 17 işçinin hayatını kaybettiği maden kazası haberi var. Nasıl bağdaştırırsınız ya da var mıdır bir bağlantı?" diye sormuşlar, cevabı da yazımızın sonunda varsa onların vicdanına bırakalım. Sürdürülen bu politikaya karşı başta RTE olmak üzere siyasilerin söyledikleri ise iki cümleyi geçmedi hiç: Hükümetin değil yargının kararı, saygı duymak lazım. Yargı bağımsızlığına müdahale olur, konuşmamak sürecin sonunu beklemek gerekir dendi. Âmâ bugün herkesi şaşırtan bir gelişme oldu ve hükümetin son yıllarda çok yakından ilgilendiği MİT müsteşarı Hakan Fidan özel yetkili savcı tarafından KCK kapsamında ifadeye çağrıldı. Bu haber medyada bir deprem etkisi yarattı, yıllarını bu ülkeye vermiş isimlerin Adliye koridorlarında çürüdüğü, başbakanın asıldığı ama terörist başının misafir edildiği, dağda teröristle çatışmadaki subayın terörist diye tutuklandığı ülke buna şaşırmıştı! Siyasilerin açıklamaları ise hep aynı yönde, MİT müsteşarı sorgulanamaz, terörle mücadele eden bir kurum bununla nasıl suçlanır falan. Kardeşim sen değil miydin teröre binlerce can veren TSK'yı yönetenleri bununla itham eden? Genelkurmay Başkanı'nı silahlı terör örgütü kurmaktan sorgulamak demokratikleşmek değil miydi? Kısacası kafasına düşen taşı bile Ergenekon da balyoza çekice bağlayanların MİT in sorgulanmasına ilk dakikadan topyekûn karşı çıkması şaşırtıcı değildir aslında. Çünkü o ipin ucu MİT i yönlendiren isimlere gidiyor bizden söylemesi.
|