|
İdeolojisi olmayan AKP pratiği "yalanlar" ve" tahkiyeler" üzerine inşa edilmiş bu şekilde vucut bulmuş gelebildiği yere de bu yanıyla gelmiştir.
"Yalanlar" dedim! Peki ben bunu söylemekle yalan mı söyledim, Hayır!
Tam anlamıyla AKP yalanlar üzerine oluşan, gelişen bir yapı... Uzağa gitmeye, örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Tayyip Erdoğan milli görüş çizgisinde ABD ve Emperyalizme sözde karşıydı Soruyorum! Bu gün ABD ve Emperyalizme karşımı? Değil... Tam tersi ABD, AB ve Emperyalistlerle uyum içerisinde hatta onların Ortadoğu şefliğini yapıyor... Tayyip Erdoğan "Demokrasi benim için bir amaç değil, bir araçtır" demişti... Bu gün ise sözüm ona Demokrasi için Ortadoğu’ya katkı yapma çalışması yapıyor...
Tayyip Erdoğan dün "Demokratikleşme" adı altında Habur’da ilklerin yaşanmasını yaşama koyarken bu gün 24 şehit için sözde "Hesabı sorulacak" sözü veriyor... Dün şehitlere "kelle" diyen bir mantığın bu gün bu hesabı nasıl soracağı ise merak konusudur.
Tayyip Erdoğan hiç bir zaman bölgede Kürtlere sıcak bakmadı. Kürtlerin yoğun olduğu o illere hizmeti onlar için değil "Seçim Yatırımı" için yaptı. Tayyip Erdoğan Kürt sorunu noktasında hep tahkiye yaptı. Demokratik açılımlar adı altında Bölgede daha güçlü olmak için derinden "Cemaatleşme" çalışması başlattı. Erdoğan'ın bölgede cemaat çalışması ile PKK'yı bir şekilde Hamas benzeri bir yapıya çevirmeyi hedefledi. Erdoğan Milli görüş kimliğinde İslamiyet’ten taviz vermezken iktidara geldiğinde ise ABD Emperyalizminin Ortadoğu’da Müslümanları katletmesine, Camileri bombalamasına, Askerlerimizin başına çuval geçilmesine tepki göstermedi tam ters seyirci kaldı. Dün din kardeşim dediği Ortadoğu ülke liderlerine ABD ve AB politikaları gereği bu gün düşman dedi, ve oradaki katliamlara ortak oldu. Yıllardır binlerce isnan, son yılda yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Önceki gün ise, Sadece bir gün'de 24 Askerimiz şehit oldu. Ve onlarcası yaralı.... Bu ülke ‘de bir günde bu kadar sayı şehit verilebiliyorsa, Bu konuda çaresiz kalmış olan Tayyip Erdoğan ve iktidarı meşru değildir.
Eğer bir Kent’te, Tüm askeri ve polis birlikleri, Kurum ve kuruluşları kuşatılıyorsa, Bu kuşatmada çatışma uzun sürüyorsa, Ve uzun süren bu çatışmada 24 ana kuzusu hayatını kaybediyorsa, Ve kuşatmayı yapanlar kayıp vermeden o Kent’i terk edebiliyorsa, Hükümet bu noktada yoksa Bu hükümetin meşruiyeti bitmiştir... Saldırı karşısında hiç bir çıkış gösteremeyen, Pratik sergileyemeyen, Adeta bu saldırı karşısında çaresiz kalan Tayyip Erdoğan ve hükümetinin meşruiyeti bitmiştir. O saldırıda 24 ana kuzusu şehit oldu... O saldırıda 24 yoksul aile çocuğu şehit oldu... O saldırıda 24 gencecik Türk, Kürt, Laz, Çerkez kardeş şehit oldu... O saldırıdan sonra yine elektiriği kesilmiş gecekondu evine, Yolu çamurlu, hizmetten uzak Varoş mahallelerine, Bayrağa sarılmış, Kim bilir geleceğe dair ne güzel hayelleri olan,
"Bu gün, yarın gelecek" diye yolları gözleyen anaların, babaların, kardeşlerin, yarların bakışlarını aylarca beklettiren,
Soyumuz, geleceğimiz, onurumuz, gururumuz diye bin bir cefa, bin dert, bin bedeller ile okutulan,yetiştirilen,
Sonra "Vatani görev" diye asker ocağına gönderilen,
O umutların, O dünya tatlısı canların, Şimdi ise ne yazık ki, cansız bedenlerinin birer birer koyulduğu, bayrağa sarılı tabutları tek tek gönderildi... Şimdi! Her türlü zorluğa karşı yaşamaya çalışan, O yoksul ailelerin evlerine yine, yine, yine "ateş" düştü...
Geçtiğimiz haftalarda Annesini kaybeden (Allah rahmet etsin) , Bunun ne kadar acı bir şey olduğunu söyleyen,
Her gün verilen şehitlerimiz içinde "Ciğerim yanıyor ciğerim" diyebilen,
Bunu söyleyen, bu acıyı bildiğini ifade eden ancak bu acıyı bildiği halde bu kadar ağır bir darbeye karşı "Kara haraketi" gündemiyle bir şekidle seyirci, hala bu konuda çözümsüz kalan Tayyip Erdoğan ve hükümeti Meşru değildir.
Tayyip Erdoğan yalanlar üzerine siyaset yapmaya devam ediyor. Yaklaşık 10 yıldır hükümetin görev süreleri içerisinde TBMM’sinde CHP, MHP, DTP'nin tüm önergelerine "RED" oyu vererek, hiç bir önerilerini ciddiye almayan Tayyip Erdoğan 24 Askerimizin şehit olmasının ardından sıkıştığı bu kaos ortamında nefes almak için bir taraftan hakaret ettiği muhalefetten şu sıralarda medet ummaya çalışıp bu zafiyetine ortak etmeye çalışıyor.... Erdoğan geçtiğimiz aylarda Kılıçdaroğlu için "Seni ben ciddiye almam" Devlet Bahçeli için ise "İşte MHP liderini görüyorsunuz... Güya milliyetçi ama bu milletin dilini, üslubunu, adabını ne yazık ki öğrenmeye dahi gerek görmemiş" sözlerini unutmuş olacak ki bu gün Muhalefete "Gelin bu sorunu birlikte çözelim" diyebilme ölçüsü ve tahkiyesi içerisine girmiştir. Her fırsatta Medyaya saldıran, Muhalif medyayı susturan, muhalif gazetecileri cezaevine attıran Tayyip Erdoğan yine aciz ve yetersiz kaldığı bu günlerde Medya patronları ile toplantı yapıp, onlardan resmen "SANSÜR" isteme noktasına gelmiştir. Dün ülkücüleri eleştiren, beğenmeyen yer yer hedef gösteren Tayyip Erdoğan bu gün çaresiz kalınca bir şekilde bu gurupların sokağa çıkmasına, yer yer büyük tepkiler göstermesine sessiz ve tepkisiz kalarak bundan fırsat bulmaya çalışmaktadır. Dünyada bir asker için ülkeler arası savaş ilan edilirken Tayyip Erdoğan 24 askerimizin şehit edilmesinin ardından sadece Dağ, taş, orman, kayalıkları bombardımana tutturarak sözde pratik göstermeye çalışmaktadır. O bölgede dağa, taşa, ormana, kayalıklara atılan tüm mühimmatın gideri ise kendi ve yandaşlarının şirketlerinden değil, yine bu ülkede de vatan için şehit olan, bedel ödeyen yoksul halktan karşılanıyor... Bir ilde tüm birlikler, askeri, polis kurum ve kuruluşlar kuşatılıp burada büyük darbe alınıyorsa Son ve tek söz Yetkisi elinde bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti meşruiyetini kaybetmiştir. Murat Tosunoğlu
|