Warning: copy() [function.copy]: URL file-access is disabled in the server configuration in /home/kocaeligercek.net/httpdocs/plugins/content/mavikthumbnails.php on line 668

Warning: copy(http://www.kocaeligercek.netimages/stories/dl20.jpg) [function.copy]: failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/kocaeligercek.net/httpdocs/plugins/content/mavikthumbnails.php on line 668
ÖZGÜR TOPLUM, ÖZGÜR KADIN PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
İDİL ŞENOL tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 07 Mart 2011 23:41

Kadınlarımız," Saçı uzun aklı kısa " diye hor gördüğümüz, "Sırtından sopasını, karnından sıpasını " eksik etmediğimiz, "Bir elinde cımbız bir elinde ayna , umurunda mı dünya" dizeleriyle şiirleştirdiğimiz Kadınlarımız. Elinin hamuruyla erkek işine karıştırmadığımız, " Cenneti ayaklarının altına serdiğimiz ",  fakat sırtında bebeğiyle pamuk tarlalarına sürdüğümüz.Onları özgürleştirmek yerine, sığınma evleri açtığımız " eksik etek "  diye alay edip, Erzincan sobası kadar bile değer biçmediğimiz, soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen anamız avradımız yarimiz yani Kadınlarımız.


Nedir 8 Mart ? Özel mülkiyetle başlayan, toplum gerçekliğinin yaratmış olduğu onlarca sorundan sadece bir tanesidir kadın sorunu. 8 Mart 1857 ‘de New York’ta, kadın tekstil işçilerinin , daha iyi bir yaşam koşulları ve iş saatlerinin düşürülmesi için başlattıkları mücadele kanla bastırıldı. İşte o günün anısına  1910′da toplanan II. Enternasyonal, Clara Zetkin önderliğinde 8 Mart’ı dünya emekçi kadınlarının birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kabul etti.
Burjuvazi, ülkemizde ya da başka ülkelerde, daha doğrusu kadının olduğu her yerde kadını, yıllardır ya yok sayıyor insan yerine koymuyor ya da onu hepten hiçliyor. Kadın, sınıfsal sömürünün ya da ikinci cins görülmenin dayattığı bir dizi haksızlığı yaşamak zorunda kalıyor.Yaşamı hakkında hep başkaları karar veriyor. Gençken baba ya da ağabey, evliyken kocası, çalışıyor ise işvereni. Kısacası bu üretim ilişkilerinin kadınlara dayattığı temel gerçekliktir zindan içinde zindan yaşamak. Erkek egemen ideolojilerinin hakim olduğu her yerde, kadın sorunu, salt kadınları ilgilendiren bir sorun değil, o çeşitli yanlarıyla  toplumsal bir yara, ya da olgudur. Türkiye’de ya da başka bir ülkede ki kadın sorununun temel nedeni,eğitim sorunu olmaktan öte,sistemin siyasi-kültür yapısal sorunudur. Ülkemizde, 1934  yılında Türk kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı yasalarla verildi. Ama önemli olan hakların ya da özgürlüklerin var olması değildir. Önemli olan o hakların içselleştirilmesi, hayata geçirilmesinin şartlarının yaratılmasıdır. Kadın sorunu her dönemde  kavgası verilmesi gereken bir olgudur.Çünkü çözümü  kafalardaki yanlış değer yargılarını yıkmakla  ve doğru değer yargılarıyla donanmış yeni tipte insan yaratılmasıyla mümkündü.
90′lı yıllarda ülkemizde kadın hakları için ortaya çıkan son yıllarda ise sesleri solukları pek çıkmaz olan feministler ve sosyalist feministler ise soruna ilaç olmaktan uzak bir reformist bir örgütlenme biçimini gözler önüne serdi. Türkiye’de feminizm, kendi iç dinamikleriyle gelişmiş bir hareket, bir fikir değildir. Bizzat burjuvazi tarafından körüklenen, desteklenen feminizm, sınıf gerçekliğinden uzak, cins ayrımcılığı üzerine inşa edilen bir harekettir. Feminizmin, odağına erkek düşmanlığı koyarak, düzen sınırları içerisinde çözümler arayarak, sadece "kadıncı " bir örgütlenme modeliyle   bir yere varması mümkün değildir.
Bir toplumda kadınların-toplumsal, cinsel, ekonomik ve siyasi sorunları varsa, bunları toplumsal formasyondan ayrı düşünmek, bir başına ele almak, asla çözüm olamaz. Özgürlük toplumsal yaşam içinde biçimlenmiş bir kavramdır. Özgürlük her istediğini yapmak eylemi olmadığı gibi,olayı sadece "kadın özgürlüğü" ya da " erkek özgürlüğü" şeklinde ele alma, irdeleme ya da bu savlardan birini temel belirleyici olarak görme durumu da değildir. Çünkü toplumun bütün değerlerinden soyutlanmış tek başına bir özgürlük olamaz. Dahası ne kadın ne de erkek tüm değerlerden yalıtılmış tasarımsal bir özgürlüğü yaşayamazlar/ hayata geçiremezler. Bu mümkün değildir

KADIN
Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde
yatmak içindir.
Kimi der ki  kadın yeşil bir
harman yerinde dokuz zilli
köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taşıdığım
vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne
köçek, ne ayal,ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım.
Yavrum,annem, karım, kız
kardeşim hayat arkadaşımdır.
Nazım Hikmet

 

Yorum Ekle


Guvenlik Kodu
Yenile

 

 

 


 


 

Site Dil Seçimi

Albanian Azerbaijani Catalan Chinese (Traditional) Czech English French German Hindi Italian Macedonian Portuguese Russian Spanish Urdu

REKLAM VE İLANLAR

 

SON YORUMLAR

RSS
  • Döviz
  • ozgunes

Haber Arama

Giriş Formu



SİTE SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün160
mod_vvisit_counterDün662
mod_vvisit_counterTOPLAM318656
Şu anda 39 konuk çevrimiçi

VİDEOLARIMIZ

LOGO