|
İLERİ DEMOKRASİYE GEÇTİK GÖZÜMÜZ AYDIN |
|
|
|
|
İDİL ŞENOL tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 14 Kasım 2010 22:10 |
İşler açılınca, özgürlük ortamı sınırsız vaziyet alınca, her şey özgürce yapılabilirdi artık….. ve öyle de oldu. Türban bir ikisi dışında tüm üniversitelere girdi. Kamu alanında da zaten çoktan delik deşik olmuştu.
Türbana karşı afiş asan Yıldız Teknik Üniversiteli 26 öğrenci önce bir güzel polis dayağı yedi, sonra haklarında soruşturma açılarak rektörlük kararı ile okula girmeleri yasaklandı. Böylece türbana karşı çıkmanın özgürlük kapsamına alınmadığını da anlamış olduk. Üniversitelere özgürlük, sadece türbana gelmiş oldu böylece… YÖK denilen bela hala başımızda… Paralı eğitime karşı çıkan ve üniversite harçlarını protesto eden öğrencilere okuldan uzaklaştırma cezası verildi. YÖK üniversitelerde ki özgürlük oratamını fazla bulmuş anlaşılan ki ‘kampüslerde sivil polislere özel yer tahsisi, kamera sistemi ayrıca parmak izi gibi elektronik tedbirler’ istemiş. İşte size özgürlüğün ve huzurun daniskası. Öğrenci kapıya gelecek, güvenlik görevlileri ve kameralar tarafından bir güzel incelenirken gayet güler yüzlü sivil polisler tarafından bir nevi ‘parmak' izi alınacak. Bakacaklar ki ne paralı eğitimi protesto etmiş ne de iktidarı eleştirmiş. ( yani solculuk yapmamış) hemen içeri davet edilecek ve gayet özgür ve huzurrr içinde’ bilimsel’ eğitimine devam edecek. Tek tipleştirme eğitim her şekliyle devam ediyor. İleri demokrasimizden Aleviler de nasibini aldı tabi ki önceden vaatler verilirdi. Şimdi ise vaat bile yok. Ne zorunlu din dersi, ne de cemevleri konusunda efendilerin sorunları çözmeye zahmet bile etmeyeceklerini bilmem kaçıncı kez anlamış bulunmaktayız. Ne demiştik ileri demokrasimizde çocuklarıda koruyoruz… Hatırlarsanız kısa bir süre önce AKP iktidarı bir yasa çıkarmıştı ‘Taş atan çocuk yasası’ gereği Hrant Dink’in katili de ‘Taş atan çocuk’ sayıldı, ve böylece yasa adaleti yendi. Şahane ileri demokrasimiz kutsal yolculuğunu sürdürdükçe bakalım daha neler neler olacak. Yüzbinlerce işsizin artık iş bulma umudunu bile yitirdiği, eğitim ve sağlık alanında ki sorunları halletmişiz gibi biz türbanala uğraşıyoruz. Kadınların özgürlük anlayışı sadece kamusal alanda türbanmıdır? Töre cinayetlerinin önlenmesi, iş ve siyasal yaşama daha fazla katılım, kadınların kendi ayaklarının üzerinede duramalarını desteklemek gibi kanunlar duruken türbanın tartışılması ve bunun sanki br kadı özgürlü gibi gösterilemeye çalışılması kör zihinlerin kolaycılığından başka bir şey değildir. Her seçim öncesi hatırlatılan ve gündeme oturtulan türban tartışması (TARTIŞTIRILYORUZ) saçmalıktan başka bişey değildir.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 14 Kasım 2010 22:27 )
|