|
 AKP nin demokrasi masalı ve onun ‘ gazeteci,aydın’ savunucularına; Bu anayasa paketi gerçekten 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası ile hesaplaşıyor mu, yoksa 12 Eylül AFC’nın anayasasını restore mi ediyor? Aylardır sürdürülen referandum, anayasa ve demokratikleşme safsatasının bir figüranı olmanıza, geçmişte "sol"cu kimliği taşımanız adına üzülüyorum, maalesef!
Demokratikleşme adına "evet" yönlü savunduğunuz gerekçeler, eleştirdiğiniz şeylerden daha utanç verici. Şöyle ki:
12 Eylül Askeri Faşist Cuntasının niteliği belli. Bugün gelinen aşamada en gericilerinden tutalım da, en liboş yazar takımına ve hatta 12 Eylül'ün ünlü işkencecilerinin dahi 1982 faşist anayasasının değiştirilmesi gerektiği ve anti-demokratlığı üzerinden bir yığın tumturaklı propagandalar yapabiliyorlar. Acaba bu toplumun başına bir göktaşı düştü de birden 1982 anayasasının faşist olduğu fikri mi hepsinde uyandı? Hadi bir an öyle olduğunu düşünsek dahi, aslında bu tablonun kendisi bizzat Amerikan emperyalizminin Türkiye'yi yeniden yapılandırma projesinin kendisi değil mi? 12 Eylül AFC’nın arka perdesinde kimler var? Söz gelimi ABD ve Almanya ve NATO var mı? Bunların Türkiye içinde ki çıkarlarının zor duruma düşmesi durumu var mıydı? 12 Eylül AFC’nın gerçekleşmesi için ABD’nin ağa babalığını yaptığı bu ekonomi-politikanın Türkiye’de yaşama geçirilmesi için, yani muhalefetin tasfiye edilerek, sendikal örgütlenmeler de dâhil tüm örgütlenmelerin yasaklanarak dağıtılması için 12 Eylül darbesi tezgahlanmış mıdır? Bugün AKP, hangi ekonomi politikaları uyguluyor? Sakın ha bu uygulanan politika 12 Eylül faşizmi ve sonrasında hazırlanan neo-liberal ekonomi-politikalar olmasın? Sahi bu ekonomi politika ile hesaplaşmadan nasıl olurda bir ekonomik formasyonun üst yapısı olarak inşa edilen anayasa ile hesaplaşılıyor? 1980 döneminde Latin-Amerika ülkeleri, Asya ülkeleri, Filipinler, Güney Kore, Afrika kıtasında ki ülkelerde neden ve hangi gerekçe ile darbe yapılmıştır? Bu darbelerde NATO’nun rolü nedir? Bu darbelerin arka planının baş kurmayı olan ABD ve NATO ile bir hesaplaşma gerçekleştirilmesi gerekmiyor mu? Şimdi gelelim bu demokratikleşme masalına? Bu anayasa paketi gibi metinin hangi satırında 12 Eylül darbesini yapan generaller ve onların emir eri gibi çalışan on binlerce işkenceci rütbeli asker, polis, hâkim, savcı vb. kurumlar toplamı ile hesaplaşma var mı? Ergenekon operasyonları ile boşaltılan kontra merkezleri ve bürolarına AKP’nin kendi kadrolarını yerleştirme hamlesinin bu anayasa değişikliği ile tamamlanması tablosu ile karşı karşıya mıyız, değil miyiz? 12 Eylül’ün faşist anayasası ile hesaplaşma, darbecilerden misiniz, değimlisiniz gibi iki ucu poklu bir değneği andıran yaklaşımla propaganda edilen yeni anayasa taslağında neden acaba, 12 Eylül’ün ürünü olan, üniversitelerin anasını ağlatan, binlerce demokrat öğretim üyesi ve bilim insanını kapı dışarı eden YÖK denilen illetin kaldırılması için bir madde konulmamıştır? Anayasa paketinde neden sendikaların örgütlenme hakkı yok? 12 Eylül cuntası ile birlikte tüm sendikal haklar, kazanımlar minimalize edilmedi mi, ya da tüm örgütlenmeler yasaklanmadı mı? Başbakan neden memurların sendikal örgütlenmesini istemiyor. Başbakan neden tüm sendikaların, işçi ve memur örgütlülüklerini tek sendika içinde birleşmesini istiyor ve bunun da “çalışanlar” şeklinde kodlanmasını istiyor? Bu kodlanmanın adı n e o – l i b e r a l i z m, değil mi?
|
|