ÜZÜLME SMYRNAM PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
AŞUR EYLEN tarafından yazıldı.   
Cuma, 10 Haziran 2011 00:30
İzmir tarihin bizlere emanet ettiği en nazlı kent.
Egenin incisi, binlerce yıllık tarihi birikimiyle de nice dinlerin, nice kültürlerin yan yana yaşanmışlığının destanlaştığı yer. Hoşgörü, kardeşlik, dostluk kentin bir başka türküleşmiş yanı.
Anadolu uygarlıklarıyla bezenmiş, tarihini Anadolu uygarlıklarıyla süslemiş bu kent neden birilerinin sürekli aşağıladığı, hakaret ettiği, hor gördüğü kent haline dönüştü? Küfrü ahlaklarından, hakareti erdemlerinden, hoşgörüsüzlüğü birikimlerinden alan bu zatı muhteremler neden bu kente söver, neden bu kenti aşağılar neden bu kente hakaret ederler bilinir ama bilinmez.
Gâvur İzmir…
Sümüklü İzmir…
Aman yarabbi o ne koku! Kokmuş İzmir, pislik İzmir…
Faşist İzmir… Zatı muhteremlerin ve kendini bilmez nice hazretlerin bu nazlı kente taktıkları isim.
Otuz yıl sınıf öğretmenliği yapmış bir eğitimci olarak kocaman-kocaman insanların yaptıkları bir takım yanlışları anlarımda, neden küfrettiklerini bir türlü anlayamam… Küfreden insanlarda sadece anlamaya çalıştığım neye küfrederler, kime küfrederler? Küfrettikleri özne kimdir?
Ananı da al git…
Alçak…
Namussuz…
Şerefsiz…
Cibilliyetsiz v.b gibi nice ard arda sıralanmış hakaretler. Hepsinde ki özne de ya kadındır, ya anadır, ya bacıdır, ya da eştir. Bütün bu aşağılamalar kadının üstüne kurgulanmıştır.
Zatı muhteremlerin kültüründe kadın ikinci ya da üçüncü sınıftır. Onun kültürü kadını aşağıladığı için bütün küfürlerinde ve hakaretlerinde kadını hedef göstermiştir.
İzmir’in tarihinden bize kalan ismi Smyrna’dır. Smyrna güzeller güzeli Amazon Kraliçe’si bir tanrıçanın adıdır. Anadolu ismine Smyrna çok yakışmıştır. Ana tanrıcalar aynı zamanda bu toprakların bereket tanrıçalarıdır. Çok tanrılı dinlerde binlerce yıl insanlar bu tanrıçaların ışığı ile aydınlanmıştır. Yollarını bulmuş, karınlarını doyurup mutlu bir hayat yaşamışlardır. Ana tanrıçalar adaletin, paylaşımın, eşitliğin, özgürlüğün, kadın erkek eşitliğinin de yaratıcılarıdır. Hep merak ederim; üstünde yaşadığımız bu güzel coğrafyanın adı neden babadolu, dayıdolu, emmidolu, dededolu değil de Anadolu dur? Bu toprakların sırrı nedir? Bu topraklar gücünü nerden alır?
Sorular soruldukça yaram deşilir der şair. Sorular sorup yaramızı deşmeyelim ama bu güzelim kente, tanrıçamızın adı nazlı kente zatı muhteremlerin ve kendini bilmez yalaka kimi hazretlerin neden küfrettiğini hakaret ettiğini de bilmekte yarar var.
Cehalet karanlığın ve körlüğün adı. Zavallılık cehaletin en büyük çocuğu. Ne yazık ki bu günlerde Anadolu toprakları üzerinde kara bir çul örtülü. Gün ağarmaya başlayınca şafaklar bizlere nice kirlilikleri gösterir.
Küfürbaz yaramaz çocukların kulaklarını ‘ayıptır çocuğum’ diye biri çeker.
Atalarımız ne demiş?
“Kedi ulaşamadığı ciğere kokmuş” dermiş.
Kötü söz kem sahibinindir.
Anaların ve kadınların kutsallığında rüzgâr eken fırtına biçer.
Üzülme Smyrnam…
Üzülme İzmir’im bu günlerde gelir geçer.
Kedi ulaşamadığı ciğere kokmuş dermiş. Ülkeyi yönettiğini iddia eden kimi siyasetçilerde kedi misali ulaşamadıkları kente kokmuş diyorlar. Siyasetçi bu der mi der…
Dilin kemiği yok ki !!!
AŞUR EYLEN
 

Yorum Ekle


Guvenlik Kodu
Yenile

 

 

 


 


 

Site Dil Seçimi

Albanian Azerbaijani Catalan Chinese (Traditional) Czech English French German Hindi Italian Macedonian Portuguese Russian Spanish Urdu

REKLAM VE İLANLAR

 

SON YORUMLAR

RSS
  • Döviz
  • ozgunes

Haber Arama

Giriş Formu



SİTE SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün144
mod_vvisit_counterDün662
mod_vvisit_counterTOPLAM318639
Şu anda 38 konuk çevrimiçi

VİDEOLARIMIZ

LOGO