DİRENİŞ TÜRKÜSÜ PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
AŞUR EYLEN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 28 Şubat 2011 21:12
“Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu.
Sen ne çok soyulansın ve hiç uyanmayansın.
Çok tespihli bir ebabil ki, uzar çöllerde
Uzatır bayramlarını petrol, petrol.
Uzatır köleliği amin, amin.
Sen ne cömert topraklarsın ey Ortadoğu.
Sen ne çok soyulansın ve hiç uyanmayansın.”
Şairimiz ünlü ozan Hasan Hüseyin Korkmazgil bugünkü Ortadoğu ve Afrika coğrafyasının fotoğrafını getirip ellerimize, yüreğimize, beynimize sunar.
Ustanın önümüze koyduğu yol haritasını izleyelim, görelim bakalım bu topraklarda köleliğe amin denilen bu yerlerde diktatörlere, egemenlere ve onların köle düzenlerine kimler direnmiş, kimler baş kaldırmış?
Nil, Dicle, Fırat, Kızılırmak, Sakarya, Menderes, Meriç, Asi nehirleri Anadolu topraklarından başlayarak Mezopotamya ve Afrika’ya yaşam sunarlar. Bu suların geçtiği yerler uygarlıkların ve bereketin adıdır. Bu topraklar bereketli oldukları kadar da egemenlerin insanları köleleştirdikleri, bir mal gibi alıp, sattıkları zalimliklerinin de adıdır.
Akdeniz’in güneyinde, Nil’in bereketli topraklarından doğan güneş, Afrika’yı batısında Cebelitarık boğazına değin aydınlatır. Afrika’nın bu aydınlığı bizleri egemenlere karşı  direncin türküsüne götürür. Bu türkü M.Ö. 246 ile 183 yılları arasında yazılmıştır. Yazıldığı yer Kartaca’dır. Yazansa Kartaca’nın ünlü komutanı Anibal’dır. Köleliğin bir kader olmadığını egemen Roma’ya anlatır.
Özgür insanı köleleştiren Roma’ya ilk başkaldırış M.Ö. 109-71 yılları arasında Trakyalı köle Spartaküs ile başlar. Kartacalı Anibal’la bayraklaşır. Atilla ile parça, parça edilir. Anadolu coğrafyasında düşer Şeyh Bedrettin’in ellerine, Nurhaklarda Şah Kalender Çelebi olur. Çanakkale’de Mustafa Kemal’leşir. Yüreğimizde Deniz Gezmiş olur, Kızıldere de kırmızı bir gül gibi düşer ellerimize. Bütün bunlar Anadolu’nun, Ortadoğu’nun, Afrika’nın egemenlere karşı direniş türküsüdür.
Bu destanı Osmanlı egemenine direnen Şeyh Bedrettin şöyle anlatır. “Yeryüzünde bir Romalılar vardı. Bir de Romalı olmayanlar. Romalılar efendiydi, onlar dünyaya egemen olmak için yaratılmışlardı… Ötekilerse köle. Romalı binlerce yıl uyguladı bu düzeni. Kendilerini yenilmez sanıyorlardı. Baş eğmez, düzenleri bozulmaz sanıyorlardı.
Kartaca’nın kartalı Anibal Roma egemeninin kabuğuna ilk vuran oldu. Roma’nın dokunulmazlığını kaldıran da o oldu.  Kuzey doğudan, Asya’dan kopup gelen Atilla yenilmez sanılan Roma ordularını katıp önlerine başkentlerine değin sürdü. Roma’yı ikiye böldü. Roma’nın sömürü çarkını yerle bir etti. Bütün direnişçiler ilhamı Trakyalı köle Spartaküs’ten almışlardı”.
İşte bu cömert topraklarda bugün egemenlerin kurmuş oldukları sömürü çarkı ne yazık ki, insanları farklı şekillerde köleleştirmiştir. Büyük efendiler kendilerine küçük efendiler yaratmışlardır. Küçük efendilerin ellerine kölelik sürsün diye nice yetkiler verilmiştir. Binlerce yıldır bu topraklarda halklar köleleştirilip, sömürgeleştirilmiştir. Diktatörler, şeyhler, krallar, sultanlar, şahlar, padişahlar bu düzenin uygulayıcı küçük efendileri olmuşlardır.
Bugün Ortadoğu’da, Afrika’da diktatörlere baş kaldırışın ardında umarız ki, Spartaküs vardır, Anibal vardır, Şeyh Bedrettin vardır, Mustafa Kemal vardır. İnancımız şudur ki, dünya sadece egemenlerin değildir. Egemenler her zaman yenilginin adı olmalıdır, öyle de olmuştur.
Dünya da egemenlerle kölelerin bu amansız savaşımı sürerken sizce bizim ülkemizde sabahtan akşama, akşamdan sabaha nutuklar atan siyasilerimiz bu savaşın hangi tarafında duruyorlar dersiniz? Ülkeyi  cemaatlere, tarikatlara, dinsel kimliklere, etnik kimliklere ayıran her konuda bölücülüğün adresi olan iktidar sizce kaç numaralı küçük efendidir dersiniz?
Halk 12 Haziran’da açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, çaresizliğe ve ötekileştirmeye küçük efendinin sultanlığının sürmesine yani köleliğe ne diyecek göreceğiz.
6 Mart Pazar günü saat 13’te İzmir Gündoğdu Meydanında demokratik, eşitlikçi, çoğulcu, özgürlükçü yeni bir Anayasa için Tahrir Meydanından Gündoğdu Meydanına egemenlere karşı direniş türkümüzü hep birlikte söyleyelim.
Özgürlüğümüzü direniş türkülerimizle küçük efendilerin duyacağı sesle haykıralım.
Sevgili okurlarım yazımı üstat ozanımız Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiiriyle bitirelim
“Hacının develeri gevişirken ay altında Ortadoğu’da
Petrol ve çelik krallarının gölgesinde bir İstanbul akşamı
Bizans ve kirli
Türk ve yoksul
Allah ve devlete ve bilcümle gölgelere dualar eyleyerek
Bir yanı yangın yıkım
Bir yanı yoksul yetim
Bir yanı dökülür pul, pul
Allaha inanır Arapça
Yoksulluk çeker Türkçe
Ve denizi sever çocukça.
Aşur EYLEN
 

Yorum Ekle


Guvenlik Kodu
Yenile

 

 

 


 


 

Site Dil Seçimi

Albanian Azerbaijani Catalan Chinese (Traditional) Czech English French German Hindi Italian Macedonian Portuguese Russian Spanish Urdu

REKLAM VE İLANLAR

 

SON YORUMLAR

RSS
  • Döviz
  • ozgunes

Haber Arama

Giriş Formu



SİTE SAYAÇ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün142
mod_vvisit_counterDün662
mod_vvisit_counterTOPLAM318638
Şu anda 39 konuk çevrimiçi

VİDEOLARIMIZ

LOGO