|

AKP hükümeti Van’daki 7,3’lük depremin altında kalıyor. Van yanıyor, yıkılıyor. Vanlı çaresiz ölüyor, ağlıyor. AKP hükümeti ilgisiz, sağır, dilsiz şov yaparak izliyor. Ülkenin koşulları ağırlaştıkça ağırlaşıyor. Komşu ülkelerden AKP politikalarına karşı tepkiler arttıkça artıyor.
Libya’dan sonra Suriye’yi köşeye sıkıştıran NATO topluluğu bu işi Arap Birliği ve Türkiye’ye havale ettik diyor. İran ABD’nin ve Avrupa’nın saldırısı karşısında Malatya Kürecikte kurulan füze kalkanı üssünü vuracağız diyor. Rusya NATO’nun Malatya’daki füze kalkanının kendilerini tehdit ettiğini söyleyerek Türkiye’yi uyarıyor. Irak Cumhurbaşkanı Talabani hükümetle PKK görüşmesinin devam etmesini isterken geniş kapsamlı bir affı öneriyor. Hazırlanmakta olan yeni Anayasa’dan da Türk adının çıkarılmasını istiyor. Ülkenin dört bir yanı cezaevine çevriliyor. Özel yetkili savcılar muhalefet eden kim varsa önüne gelen herkesi sorgusuz sualsiz içeriye atıyor.
İnsanlar sokaklarda, mitinglerde, toplantılarda adalet arayarak “Adalet İstiyoruz” sözünü dağlara taşlara yazıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşbaşkanı olduğu Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) tıkır tıkır işliyor.
Cumhuriyet, Atatürk Devrimleri ve Mustafa Kemal Atatürk hedef alınıyor.
Ülkemizde ve sınırlarımızda bunca yanlışlıklar olurken muhalefetin bunları halkla paylaşması gerekirken CHP içinden Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün 73 yıl önce yaşanmış Cumhuriyete başkaldırıyı Dersim katliamı olarak ortaya sunuyor. Bu katliamı da CHP’nin yaptığını bunun hesabını vermesi gerektiğini, Fethullah’ın Zaman Gazetesinde kamuoyuyla paylaşıyor.
Onca gündem Van, deprem, füze kalkanı, İran, Suriye, savaş, işsizlik, pahalılık, baskı zulüm, her ne varsa bunlar unutturulup, yer gök dersim oluyor.
Başbakan bu haberin üzerine badozlama atlıyor. Tuncelili olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP tarihiyle yüzleşsin Dersimdeki katliamın hesabını versin diyerek o dönemdeki Cumhuriyet kurucularını ve Atatürk’ü sorgulamak istiyor. Cesaret edemeseler de ileriki tartışmalarda diktatör dedikleri Mustafa Kemal Atatürk’ü hesaplaşma hedefine koyuyor.
AKP’li Bülent Arınç hesaplaşma çıtasını biraz daha yükselterek TBMM İstiklal Mahkemeleri tutanakları da açıklansın diyor.
Ülkenin gündemi değişip yer gök Dersim olunca bilen bilmeyen kim varsa herkes Dersim üzerinden katliamlar profesörü kesiliyor. Başta Başbakan olmak üzere AKP dümeninde kimler dönüyorsa hep bir ağızdan Dersim ağıtları yakmaya başlıyor.
Yaşamlarının her döneminde Dersim ve Tunceli sözcüklerini duyduğunda tüyleri diken diken olanlar Dersim sevdası içinde Seyit Rıza’nın, Sayidi Nursi’nin, Şeyh Sait’in duygusal kahramanlıklarını ve uğradıkları haksızlıkları televizyon televizyon dolaşarak anlatıyor.
CHP’li Hüseyin Aygün gündem değişikliği ile muradına ererken CHP içinde ortaya atılan fitnenin etnik ve dinsel tartışmaları CHP’de tartışılmaya başlıyor. Bu arada yeni Anayasa değişikliği çalışmalarıyla da Türkiye Ilımlı İslam Cumhuriyeti olma yolunda epey yol alıyor.
Başbakan Dersim katliamı diyerek Ders im’lilerden özür dilediği gün şiir okuduğu için kendisini cezaevine sokan yargıçların o malum mezhepten hakimler olduğunu bunların daha sonra CHP’den Milletvekili adayları olduğunu, Dersim kahramanlığı gölgesinde kamuoyu ile paylaşıyor ve dönüp CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Sen hangi kimlik ve hangi inançtansın” diye soruyor.
Atatürk’ten ve Cumhuriyetten nefret edenler farklı cenahta da olsalar kinlerini kusmak hesap sormak için değiştirdikleri gündemin içinde gönül gönüle oturarak hesap gününü bekliyorlar. AKP gerçek gündemi unutturup Atatürk’e, Cumhuriyete, Atatürk Devrimlerine, CHP’ye, Kemal Kılıçdaroğlu’na, CHP Tunceli Milletvekili olduğunu söyleyen Hüseyin Aygün’ün elleriyle dilleriyle, sözleriyle meydan okuyor.
Karşı devrim cenahında alan memnun, veren memnun, satan memnun, olan Atatürk’e, Cumhuriyet kurucularına ve CHP’ye oluyor. Dersim olaylarını bahane edip, Atatürk’ü hedefe koyarken CHP’ye de veryansın edenler fırsat bu fırsat diye İzmir’de CHP’li Belediyelere saldırıyor. AKP, 9 yıllık iktidarında İzmir deki CHP’li Belediyelerin başarısız olması için hükümet olarak her türlü baskı ve zulmü yapıyor. Dersim çıkarmasının hemen içinden İzmir Büyükşehir Belediyesine ikinci siyasi operasyon yapılarak Büyükşehir Belediyesindeki üst düzeyden ve sendikacılardan oluşan 40’ı aşkın kişiyi kamuoyunun önünde küçük düşürürcesine gözaltına alıyor. İzmir’deki Belediyeleri baskılarla, baskınlarla çalışamaz, hizmet veremez hale getiriyor.
AKP iktidarında Van’da depremin öldüremediği insanları soğuk ve çadırlarda çıkan yangınlar öldürüyor.
Dokuz yıllık AKP politikaları ülkemizi etnik ve dinsel çatışmaların içerisine sürüklerken, o bilinmez karanlığa doğru görmeyen gözlerin seyri aleminde çılgınca sürüklüyor. Sıfır politika diyerek komşularını sıfırlayan AKP politikalarından komşularımız Rusya, Suriye, İran rahatsızlıklarını belerterek Türkiye’yi uyarıyor.
ABD ve Avrupa Orta Doğu’daki çıkarları uğruna ülkemizi AKP’nin elleriyle ateşe atıyor.
Birileri Atatürk ve Cumhuriyetle hesaplaşmak için gün sayıyor. CHP’li Belediyeler baskın, zulüm ve baskılarla çalışamaz hale getiriliyor.
Ülkede AKP’nin faşist diktatörlüğü baskılarını arttırdıkça arttırıyor.
Dincilik faşist yüzünü ABD ve AB bayrakları ile siliyor.
CHP içinde birileri amansızca Dersimi tartıştırıyor.
Ülke bir yerden bir yere savrulurken insan sormadan edemiyor.
BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL
BAŞBAKAN SENİ NİYE ÖPTÜ DERSİMLİ HÜSEYİN!!!???
Aşur EYLEN
|