Künye  
Anasayfa | Künye | Haber Ara | Tüm Yazarlar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | İLETİŞİM FORMU

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ERGÜN 'CHP'Yİ BÖLMEK GÜZEL BİR ŞEY'

AKP'yi hedef alması gerekirken CHP'yi hedef alması dikkat çekiyor

Kategori  Kategori : SON DAKİKA
Yorumlar  Yorum Sayısı :
Okunma  Okunma : 46
Tarih  Tarih : 21 Aralık 2009, 19:26

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP'Yİ BÖLMEK GÜZEL BİR ŞEY
Partisini bir adım ileri götürmeyi başaramıyan, Sol'a karşı yaptığı dengesiz açıklamalar ile sürekli tepki toplayan ve partiden istifalara neden olan SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün, ocak ayında SHP bünyesine katılacak olan çağdaş solun bir hedefinin de CHP seçmeni olduğunu belirterek, “CHP’yi bölmek güzel bir şey. CHP solun üzerine karabasan gibi çökmüştür” diyerek adeta siyasetin nezaketliğinden çıkıp AKP'yi hedef alması gerekirken CHP'yi hedef alması dikkati çekti.
PELİN TAŞDEMİR TOPLANTIYA KATILMADI 
Genel başkan Hüseyin Ergün'ün açıklamalarından sürekli rahatsız olan ve tepki gösteren SHP PM Üyesi Pelin Taşdemir'in Toplantıya katılmaması dikkat çekerken, Özellikle ulusalcı kesimin büyük tepkisini toplayan Ergün, burada bir konuşma yaparak “En ciddi mücadelemiz ulusalcılara karşı olacak” diyerek, onlarla hiçbir çatı altında buluşmayacaklarının altını çizdi.
Hüseyin Ergün Kocaeli Demokrat'a verdiği röportaj'da şu görüşlere yer verdi.
AKP GENİŞ YIĞINLARIN DİLİYLE KONUŞUYOR
Gazetecinin "AKP’nin her seçimde oylarını yükselttiği bir şehir. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Ergün, "Bunda kesinlikle bir çelişki yok. Seçmenler doğru karar veriyor. AKP, sosyal harcamaları her yıl daha da arttırıyor. Kentler daha fazla pay alıyor, bu da halka yansıyor. Demek ki AKP bu geni yığınlara ciddi bir pay ayırıyor. Seçmende seçimlerde AKP’ye oyunu veriyor. Öte yandan AKP geniş yığınların diliyle konuşuyor. Onlarda buna cevap veriyor." diyor.
İŞTE GAZETECİNİN SORULARI KARŞISINDA ERGÜN'ÜN İLGİNÇ CEVAPLARI
O zaman önümüzdeki genel seçimlerde de yükseliş devam eder.
Hayır. Önümüzdeki genel seçimlerde AKP, tüm şehirlerde olduğu gibi burada da oy kaybedecek. AKP’nin süreci ile Anavatan Partisi’nin süreci arasında çok büyük bir fark yok. Burada tek sıkıntı siyasi yelpazenin zayıf olması. Yelpazenin sol tarafı da önümüzdeki günlerde dolacak.
İktidar için nasıl bir sol gerek?
Özellikle 1987-2002 arası Türkiye’nin kurulu partileri bunun içine Anap, DYP, SHP, CHP’yi katabiliriz. Bunlar, çok büyük performans düşüklüğü gösterdiler. İktidarda olanlar ağır şaibeler altında kaldılar. Bu şekilde toplum iktidarı, devlet imkanlarını talan etmek için kullandığı kanısına vardı. Ayrıca beceriksizlikleri dolayısıyla iyi bir yönetim sağlayamadılar. Önce 1994 krizi, daha sonra ise 2001 krizini yarattılar ve kökten temizlendiler. Tam bu döneme gömleğimizi değiştirdik diyen AKP cevap verdi. Seçenek olarak çıktı ve konjöktürden faydalandı.
SHP’nin başına geçtikten sonraki açıklamalarınız bazı kesimlerin büyük tepkisine yol açtı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Benim 15-16 Haziran’da Taraf Gazetesi’nden Neşe Düzel’le yaptığım röportajın yayınlanmasından sonra ilk defa Türkiye solu kendi ezberlerini tartışmaya başladı. Halbuki benim o röportaja temel olan görüşlerim, 2004 yılında yayınlanmış “Bilişim Çağında Sol” adlı kitabımda var. Ama kapağı açılmadı o kitabın. Çok az sayıda arkadaşımdan olumlu görüş aldım. SHP Genel Başkanı olduktan sonra o röportajı verince büyük tartışma yaşandı. Bu tartışma, Türkiye solunun eski ezberlerini gözden geçirmesine sebep oldu. Şimdi burada hızlı bir şekilde yol alınıyor. “Çağdaş Solda Büyük Buluşma”daki partnerlerimizle geniş ölçüde uyuşum içindeyiz. Tolere edilemeyecek bir farkımız yok. Tabiî ki ulusalcılara karşı ciddi bir mücadele vereceğiz. Çünkü onların solla, sosyalizmle, sosyal adaletle, sosyal demokrasiyle ilgileri alakaları yok. Onlar despotik cumhuriyetçi bir akımdır. Üzerlerine ne giymiş olurlarsa olsun, ana özleri ortadan kalkmaz.
Şöyle bir yorum var: AKP CHP’yi bölmek için bu oluşuma destek verir. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz tabiî ki tüm Türkiye’nin seçmen kesimlerine olduğu gibi CHP’nin seçmenlerine de hitap ediyoruz. Dolayısıyla bizim hedeflerimizden birisi, CHP seçmenlerinin en geniş kısmını almaktır. Aynı şekilde AKP ve SP seçmenini de almaktır. CHP zaten yüzde 20’ye sıkışmış bir parti. Bunun ne kadarını alacaksın ki anlamlı bir parti olacaksın. Ama söylendiği gibi yeni sol partiler nedeniyle CHP yara alıyorsa, bölünüyorsa, çok iyi bir şey oluyor. Çünkü CHP üzerine sosyal demokrat etiketi yapıştırdı, Türkiye solunun üzerine karabasan gibi çöktü. CHP’nin üzerindeki sol yaftası açığa çıkarılırsa Türkiye solu rahatlar, mesafe alır.
Çağdaş sol, sizin ve Ufuk Uras’ın siyasi görüşlerine paralel bir görüşe sahip olacak. 10 Aralık Hareketi’yle aranızda sıkıntı olması söz konusu mu?
Bizim 10 Aralık Hareketi’yle düşünsel açıdan hiçbir sorunumuz yok. Bu arkadaşlarımız kendi basılı metinlerini biz verdiler ve fikir istediler. Ben, “Sizin bu metinlerinizle bizim programımız arasında örtüşmeyen hiçbir şey yok’ dedim. Ama benim, kendi parti partimin programıyla farklı düşüncelerim var. 10 Aralık Hareketi’nin metniyle de farklı düşüncelerim var.
Türkiye’de kendisini solda gören fakat aynı zamanda laikliğin, üniter devletin tehlike altında olduğunu düşünen kesimler de var. Bu yüzden geniş bir kesim CHP’ye yaklaşıyor. Açıklamalarınız, hedefleriniz, bu kesimin tepkisini çekecek boyutta.
Biz bir defa Türkiye’nin şeriat tehdidi altında olduğunu düşünmüyoruz. Bu topraklarda Bizans’tan beri şeriatla yönetilmemişiz. Örfi hukukun egemen olduğu topraklarmış buraları. Osmanlı padişahları Şeyh-il İslam’a devleti yönettirmemişler. Bizler gibi insanlarmış. Yaşam tarzı bakımından bir farkları yok. O yüzden bu topraklara şeriat gelmez. Üniter devlet konusuna gelirsek, biz Yeni Demokrasi Hareketi’nde 1994 yılında Kürt meselsini ortaya koyduk. Kürtler bakımından federatif devletin, Kürtlerin daha baskı altında yaşamalarına neden olacağının; üniter devletin asıl Kürtler açısından faydalı olduğunu söyledik. Yine o görüşteyiz. Akıllı bir insanın üniter devletten yana olması gerek.
Ulus modeliyle ilgili fikirleriniz ne?
Bugünkü egemen politikaların Türkiye’yi böldüğü apaçık. Türkiye’yi bölen devletin resmi politikalardır. Devlet, dün geçerli olan politikaların bugünde geçerli olacağını düşündü. Türkiye 1971’den beri ilkokul çağında herkese eğitim veriyor. Eskiden böyle miydi? Artık medya ve teknoloji hakim topluma. Kürtlerin gençleri yetişiyor. Onları her şeyi takip edebiliyorlar, dünyayı öğreniyorlar. Tüm bunları ortadan kaldıramazsınız. O zaman politikalarınızı buna göre yapacaksınız. Bizim tutumumuz, bölünmeyi önleyecek tutumdur. Ben Türkiye İşçi Partisi’nin kurucusu, yöneticisiydim. Devlet TİP’i kapatmasaydı, bugün her şey çok farklı olurdu. TİP, işçi sınıfının partisiydi; geniş bir aydın kapasitesine sahipti. Ve de Kürtler TİP’teydi. Ama bu üçlüyü bozdular. Türkiye’nin sosyal gelişmesi içerisinde halledebileceği bir sorunu silahlı bir mecraya soktular.
Tekrar çağdaş sola gelirsek… Bugünkü siyaset düzenli, kaliteli insanları, fikirleri tavsiye ediyor. Çağdaş solda bu nasıl olacak?
Buna negatif seleksiyon denir. Serbest yarışma imkanı olmazsa, parti adaylarını genel başkana sadakat esasına göre seçerse, ortaya negatif seleksiyon çıkar. Eğer parti içinde eşitlik, özgürlük, demokrasi varsa, önseçimle adaylarını seçiyorsa orada liyakat işler ve pozitif seleksiyon olur. Deniz Baykal ise adaylarını sadakat esasına göre belirler. Bu yüzden çağdaş solda bu dediklerimizi yaparsak dedikleriniz olmaz.
2011’de çağdaş solu nerede görüyorsunuz?
Biz bir defa mecliste oluruz ve önemli bir rol oynarız. Barajı aşarsak en az 50-60 kişi oluruz. Ama etkimiz sayıyla orantılı olmaz. Çünkü Türkiye’ye ilk defa sivil, eşitlikçi, özgürlükçü bir parti sunuyoruz. Bu da herkesi etkiler. Bunu Türkiye benim içinde bulunduğum TİP’te yaşadı. TİP 15 kişiydi, meclisin morfolojisini değiştirdik. Kalite güç kazanmıştı. Bizde amaçlarımıza ulaşırsak çok ses getiririz.
Çağdaş solda Genel Başkanlığı düşünüyor musunuz?
Bunu şimdiden söylemeyeyim. Partnerlerimizle beraber oturup konuşup bir genel başkan belirleyeceğiz.
Son olarak, Ufuk Uras’ın BDP’ye geçmesini nasıl düşünüyorsunuz?
Uras artık başka bir partinin üyesi. Ahmet Türk’le, Sırrı Sakık’la, Hasip Kaplan’la bizim ilişkimiz neyse, Ufuk beyle de aynısı olur. Onun eski arkadaşlarıyla politik arkadaşlığı devam etmeyecektir. Uras’la beraber ÖDP’den kopanlar çağdaş sola gelecektir. Ben SHP’den gidersem belki SHP daha iyi bir isimle yürüyüşünü sürdürür; Uras’ın ayrılması da yeni solda büyük bir eksiklik yaratmaz.
PELİN TAŞDEMİR NASIL TEPKİ VERECEK?
SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün'ün bu açıklamasının ardından kendisine sürekli muhalefet kimliği ile bilinen ve kendi evinde gerçekleşen toplantıya'da katılmayan  SHP Parti Meclis Üyesi Pelin Taşdemir'in nasıl bir tepki göstereceği şimdiden merak konusu oldu.
 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

SON DAKİKA

En Çok Okunan Haberler

AKP ve REFERANDUM27 Ağustos 2010

Tüm Haber ve Resimlerin Telif Hakları Saklıdır. İzinsiz yada Kaynak Belirtmeden Kullanılamaz...
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi