|
 Birleşik Metal-İş'le, Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında sürdürülen grup toplu iş sözleşmesinde uyuşmazlıkla sonuçlanamsı, sendikaya üye oldukları gerekcesiyle yapılan içci kıyımlarına karşı Birleşik Metal İş Sendikası üyeleri bu gün gebze'de büyük bir eyleme imza atarak Sendika şube merkezi önünden Cumhuriyet meydanına kadar bir yürüyüş yaptılar. Yürüyüşe TKP'liler ve öğrencilerde destek verdi. Yaklaşık bin kişinin katıldığı eyleme Gebzeli vatantandaşlarda alkışlarla destek verdiler. Birleşik Metal-İş'le, Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında sürdürülen grup toplu iş sözleşmesinde uyuşmazlık zaptı tutuldu. MESS, birinci altı aylık zammı için binde 18 oranında bir "artış" önerdi. Yine ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı olarak ödenmesini ve bayram, izin ve yakacak paralarında yaklaşık yüzde 6,5 oranında bir "artış" teklif etti. Birleşik Metal-İş Sendikası, MESS’in bu kölelik dayatmasını içeren tekliflerini kabul edilemez bularak reddetti ve uyuşmazlık zaptı tutuldu. Bunun üzerine görüşmelerin yapıldığı MESS'in Mecidiyeköy'deki merkez binası önüne gelen yüzelliye yakın metal işçisi Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Selçuk Göktaş'ın açıklamasını dinlediler. MESS'in kölelik dayatmasını protesto eden işçiler bina önünde bir süre oturma eylemi gerçekleştirdiler. MESS'İ GEBZE'DE BİN'İN ÜZERİNDE İÇCİ PROTESTO ETTİ Birleşik Metal-İş'le, Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında sürdürülen grup toplu iş sözleşmesinde uyuşmazlıkla sonuçlanamsı, Birleşik Metal İş Sendikasına üye oldukları gerekcesiyle yapılan içci kıyımlarına karşı Birleşik Metal İş Sendikası üyeleri bu gün gebze'de büyük bir eyleme imza atarak Sendika şube merkezi önünden Cumhuriyet meydanına kadar bir yürüyüş yaptılar. Yürüyüşe TKP'liler ve öğrencilerde destek verdi. Yaklaşık bin kişinin katıldığı eyleme Gebzeli vatantandaşlarda alkışlarla destek verdiler. ERDOĞAN ÖZER: KÖLELİK DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ! Birleşik Metal İş Sendikası Gebze şube başkanı Erdoğan Özer meydanda bir araya gelen işcilere gelişmeleri anlatan bir konuşma yaparak mücadelemiz sürecek mesajını verdi.

İşte meydanda Erdoğan Özer'in yaptığı konuşmanın tam metni. "Kuralsız ve güvencesiz çalışmaya tüm varlığımızla direneceğiz" Yaklaşık 80 bin metal işçisini kapsayan ancak doğrudan ve dolaylı etkileri çok daha büyük bir kitleye ulaşan metal işkolu grup toplu iş sözleşmesi bugün (9 Kasım 2010) itibariyle uyuşmazlık aşamasına girmiştir. Sermaye örgütü MESS, metal işçilerine kuralsız ve güvencesiz çalışmayı dayatmakta, sıfır zam önermekte ve kazanılmış hakları geriletmeyi hedeflemektedir. MESS’in bu saldırısının dayanaklarını metal işçilerinin çok iyi kavraması gerekiyor: Birinci dayanakları siyasal iktidarın Ulusal İstihdam Stratejisi adında yürüttüğü ve başta iş yasası olmak üzere ilgili yasalarda kuralsız ve güvencesiz çalışmayı temel kural haline getirme çabasıdır. Sermaye ve hükümet işçilere karşı birleşmiştir. İşçi hakları hedef tahtasına konmuştur. TOBB-TİSK-TÜSİAD üçlüsü, hükümete sundukları raporda başta kıdem tazminatı hakkı olmak üzere, yıllık izinler, fazla çalışmalar, Cumartesi tatilleri, denkleştirme süreleri, telafi çalışması, taşeronluk sistemi ve güvencesiz sözleşme türlerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyorlar. Çalışma yasalarının esnekliği sermayeye yetmiyor. Sürekli daha fazlasını istiyor ve biz dur diyemezsek daha fazlasını istemeye devam edecek! Onlar için esnek olan bizim için kuralsızlaştırma ve güvencesizlik demektir. MESS’in ikinci dayanağı taşeron örgütü Türk Metal’dir. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından, özel çaba ile palazlandırıp, işyerlerine soktuğu bu sarı yapılanma bu dönem de efendilerinin hizmetindedir. Bu yapı, vermiş olduğu sözleme teklifi ile metal işçilerinin mücadelesini en başından baltalamak niyetinde olduğunu ortaya koymuştur. Sarı sendikanın teklifinde, saldırı altında olan hakların korunmasına yönelik en ufak bir değişiklik yoktur. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatları, çalışma süreleri, yıllık izinler, fazla mesailer, ikramiyeler konusunda MESS’in elini güçlendiren bir teklif vermişlerdir. Metal işçilerinin yarısından fazlası düşük ücretlerle çalışmaya mahkum edilmişken, bu sarı yapılanma bunların düşük zam almaları sonucunu doğuracak bir teklif vermiştir. İşçilerin gösterdiği tepki sonucu bugün sıkıştılar. Ancak metal işçileri bu hainleri iyi tanımak zorundadır. Bunlar en kritik dönemlerde işçi sınıfına ihanet ettikleri için bugün sermayenin taşeronu işini görmektedirler. Sürekli üye sayısı ve kasasındaki para ile övünen bu yapı, bu büyük saldırı döneminde işi sessizce geçiştirmeye çalışmaktadır. Yetkili olduğu fabrikalardaki gücü kullanmadıktan sonra büyüklüğün ne anlamı var? MESS’i bu komik salon toplantılarıyla mı geriletecek? Danışıklı bir döğüş yapmıyorsa, niye üretimden gelen gücünü ortaya koymuyor? Niye işçilere ödettiği bedellere fedakarlık diyerek, dilenci rolüne soyunuyor? Bu ve benzer oyunlara çok tanık olduk. Ama bu kez oyunu bozabiliriz! Metal işçileri bu sarı sendikanın günü kurtarmak için kendi atadığı temsilcilerle yaptığı toplantılarına kitlesel olarak katılmak, tepkisini ortaya koymak zorundadır. Yarın çok geç olabilir. 10 Kasım’da Bursa ve 11 Kasım’da Eskişehir toplantılarına metal işçileri katılmalı ve seslerini duyurmalıdırlar. MESS’in üçüncü dayanağı, üyesi işverenlerdir. Son bir haftadır sözleşme kapsamındaki büyük işyerlerinde işçiler üzerinde büyük bir baskı oluşturulmuştur. İşçiler insan kaynakları yöneticileri tarafından açıkça tehdit edilmektedirler. 1998 sözleşmesinde işçilerin patlayan öfkesi karşısında şaşkına dönenler bugün erken tedbir alıyorlar. MESS’in dördüncü dayanağı 2008 krizinin yarattığı ortamdır. Kriz koşullarında işçilerin kendiliğinden tavırlarını kendisine temel alarak, onların yaşam ve çalışma koşullarını geriletmeyi hedeflemektedir. Oysa krizde bedel ödeyenler işçiler oldular. Onbinlercesi işini kaybetti. Onlar; işini kaybetmekle, daha az kar etmeyi eşit sanıyorlar. Onlar işçileri insan yerine koymuyorlar! Bugün, başta otomotiv ve beyaz eşya sektöründe kar rekorları kırılıyor. Bilançolar ortada. İşçilerin sömürüsünü yoğunlaştırarak, işçileri daha fazla köleleştirerek bu dönemi kar hanesine yazmak niyetindeler. MESS’in dayanakları bunlar. Bu dayanaklar sayesinde MESS güvencesiz çalışma süresini 4 aya çıkarmayı önerebiliyor. Bu dayanaklar sayesinde, haftalık ve günlük yasal çalışma süresini sermayenin istediği gibi belirlemesi ve fazla mesai ücretlerinin ortadan kaldırılması demek olan denkleştirme süresinin 4 aya çıkarılmasını önerebiliyor. Bu dayanaklar sayesinde MESS fazla mesai ücretlerinin yüzde 100’den yüzde 75’e düşürülmesini önerebiliyor. u dayanaklar sayesinde MESS, 15 güne düşürülmesi ya da fona devredilmesi gündemde olan kıdem tazminatlarına saldırabiliyor. Bu dayanaklar sayesinde MESS, son iki yıl içinde yoğun sömürü koşullarında yaşayan metal işçilerine sıfır zam önerip, ikramiyelerinin yarı yarıya düşürülmesini ve sosyal ödemelerin budanmasını önerebiliyor. MESS metal işçilerine soruyor: VAR MISINIZ? Metal işçileri bugünden itibaren bu soruya yanıt veriyorlar: VARDIK, VARIZ, VAROLACAĞIZ. ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ! Bugün şu anda sözleşme kapsamındaki tüm işyerlerinde onbinlerce metal işçisi işyerlerine kapandılar. Yarın fazla mesailere kalmama eylemi başlatılacak. Bunlar daha başlangıç. Eğer akıllarını başlarına almazlar ise, toz olmayacağız TOZU DUMANA KATACAĞIZ. Bütün işbirlikçi girişimlere, bütün siyasal desteklere rağmen metal işçileri karar aldılar: Kuralsız ve güvencesiz çalışmaya karşı tüm varlığımızla direneceğiz. İnsan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşullarına ulaşıncaya kadar mücadele edeceğiz. Bedeli ne olursa olsun! Metal işçilerinin göğüslemeye karar verdikleri saldırı tüm işkollarındaki işçileri ilgilendiriyor. Bu kavga sadece metal işçilerinin kavgası değil. Tüm işçiler bu kavgada saf tutmak zorundalar. Bu sadece toplu sözleşme müzakeresi değil, bu sermayenin kölelik dayatmalarına karşı işçi sınıfının insan onurunu savunma mücadelesi. Var olma-yok olma savaşı! Bize ekmeğin kırıntılarını öneriyorlar. -BİZ EKMEK DEĞİL DÜNYAYI İSTİYORUZ! -KÖLELİK DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ!
|